|
EVLİLİK MÜESSESESİ VE AİLENİN KORUNMASI Aile,
toplumun çekirdeği, milletin temelidir. Toplumun huzuru, ailede başlar.
Bu nedenledir ki milletlerin huzuru ve dirliği
ailenin huzuruna, mutluluğuna
bağlıdır. Evlenmek ve yuva kurmak şüphesiz ruhen ve bedenen sağlıklı
her insanın en tabii hakkıdır. Meşru bir mazeret olmaksızın evlilik
sorumluluğundan kaçınmak dinimizce hoş karşılanmamaktadır. Maddi imkansızlıklardan
dolayı evlenemeyenlerin evlendirilmesi ise dinimizin topluma yüklediği
bir görevdir. Nitekim Cenab-ı Hak bu konuda Kur’an’ı Kerimde, bekârların
evlendirilmesini istemiş ve devamında şöyle buyurmuştur: “Eğer onlar
fakir iseler, Allah kendi lütfü ile zengin kılar. Allah
lütfu geniş olandır, her şeyi hakkıyla bilendir. Evlenme imkanını bulamayanlar
ise; Allah, kendi lütfu ile onları varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini
korusunlar”[1]. Aziz
Müminler! Evlilik, insanın sağlıklı
ve düzenli bir hayata sahip olmasını sağlar. Zina ve gayr-ı meşru ilişkilerin
yaygınlaşmasını engeller. Gayr-ı meşru ilişkilerin yaygın olduğu toplumlarda, genç nüfusun giderek azalması ve AIDS gibi
hastalıkların yaygınlaşması, evliliğin
önemini ortaya koymaktadır. Sevgili
Peygamberimiz (s.a.v.) de bu hususa şöyle dikkat çekmiştir: “Size
dînî ve ahlâkî yaşantısı hoşunuza giden kimseler geldiğinde, onları
evlendirin, aksi takdirde yeryüzünde kargaşa ve büyük bir
ahlâkî çöküntü olur.”[2] Bunun
için gençlerimizi evlendirme konusunda yardımcı olalım. Bütün davranışlarımızda
ölçülü olmamız gerektiği gibi, düğün yaparken de aynı özelliğimizi koruyalım,
israftan, aşırılıktan ve meşru olmayan eğlencelerden uzak duralım. Evlilik
hayatının gereksiz harcamalarla zorlaştırılması, sadece mutlu olmayan
insanların sayısını artırır. Sevgili Peygamberimiz (a.s.)’in evlilik
hayatının kolaylaştırılması hususunda söylediği şu hadisi-i şerifini
unutmayalım : “ Nikahın en hayırlısı, kolay (külfetsiz) olanıdır”.[3] Değerli
Müminler! Yüce Allah, insanlar,
huzurlu bir hayat sürsünler diye evlenmeyi
meşrû kılmış, aile hayatının devamı için eşlerin birbirleriyle iyi geçinmelerini [4],
sabırlı ve hoşgörülü olmalarını tavsiye etmiş, yakın akrabalarına da
arabuluculuk görevi vermiştir.[5] Çünkü ortada meşru
bir sebep yok iken basit mazeretler ileri sürerek boşanmak, Yüce Allah’ın hoşnut olmadığı bir durumdur. Bunun için eşler; kendilerine düşen sorumlukluları yerine getirmeli ve birbirlerine
karşı saygılı, dürüst, anlayışlı ve hoşgörülü olmalı, kaba davranıştan
ve iffetlerine aykırı düşecek tavırlardan kesinlikle kaçınmalı, aile
bütçesini sarsacak harcamalar yapmamalıdırlar. Çünkü toplumun huzuru ailenin huzurundan geçer. |