|
MİSYONERLİK
FAALİYETLERİNE DİKKAT EDELİM Yüce dinimiz İslam, başlangıçtan
itibaren Hıristiyan, Yahudi ve diğer din mensupları ile iyi ilişkiler
kurmayı Müslümanlara tavsiye etmiştir. Müslümanlar da bu tavsiyeye uymuş,
asırlar boyunca egemenlikleri altında bulanan bölgelerde yaşayan diğer
dinlerin mensuplarına iyi davranmış, onları zorla Müslümanlaştırma gibi
bir gayretin içerisinde olmamış ve inanıp inanmama konusunu kendi tercihlerine
bırakmışlardır. Bu sayede, uzun süre Müslüman egemenliği altında yaşayan bir çok millet, dini kimliklerinden
kopmamışlardır. Çünkü biz, Allah’ın gönderdiği bütün Semâvî Kitaplara
ve Peygamberlere inanmakta ve saygı duymaktayız. Hıristiyanlar ise,
Kur’an-ı Kerîm’e ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e inanmamakta
ve hatta saygısız sözler sarf etmektedirler. Aziz Müminler! Misyonerlik anlayışı ile hareket
eden Hıristiyanlar, tarih boyunca gittikleri yörelerde karşılaştıkları
insanları Hıristiyanlaştırmayı hedeflemiş, egemenlikleri altında yaşayan
farklı din mensuplarını, yerine göre baskı, şiddet ve değişik metotlar
uygulayarak kendi inanç ve kültürlerini kabule zorlamışlardır. Günümüzde
de misyonerlik faaliyetleri aynı anlayışla sürdürülmekte, özellikle
bu faaliyetler, Müslümanların yaşadığı bölgelerde yoğunlaşmaktadır.
Misyonerlerin, çeşitli adlar altında dernekler ve kulüpler kurarak,
özel okullar, hastaneler, kütüphaneler, yabancı dil öğretim merkezleri,
sığınma evleri, pansiyonlar açarak, buralarda Müslümanların inanç ve
kültürel değerlerini yozlaştırmak için çaba sarf ettikleri;
çeşitli hastalık ve maddi sıkıntıları
istismar ederek, fakir ailelere ve kimsesiz çocuklara dinlerini
değiştirmek şartıyla maddî yardımlarda bulundukları; bunun yanında insan ve tabiat sevgisini ön
plana çıkaran parasız kitaplar, broşürler, dergiler dağıtarak ve çeşitli
kültür-sanat faaliyetleri adı altında, dini ve milli değerlerlerimizi hafife alan yayınlar yaptıkları; bunlarla da, özellikle
gençlerimizin dini ve milli değerlerimize olan güvenini sarsarak, kendi
fikir ve inançlarını yayabilmek için
zemin Muhterem Müslümanlar! Yüce dinimize, millî değerlerimize ve kültürümüze sahip çıkalım.
Çünkü bunlar, bizi millet yapan yüce değerlerimizdir. Yüzlerce yıl
tarih sahnesinde şerefle var olmamızın yegane sebebidir. Yüce
dinimiz İslam’ın engin hoşgörüsünü istismar ederek, yüce değerlerimizi
yok etmeye çalışan misyonerlik gibi olumsuz faaliyetlere
karşı uyanık olalım. Genç nesillerimizi iyi eğitelim, gerekli
uyarılarda bulunalım ve Misyonerlik faaliyetleri, Satanizm, Moon tarîkati,
Yogo aydınlanma seansları gibi tehlikeli oyunlara ve zararlı akımlara
karşı onları bilgilendirelim. Unutmayalım ki Kurân-ı Kerîm’de: “Allah katında hak din İslam’dır”[1]. “Kim İslam’dan başka bir din ararsa, ( bilsin ki o din) ondan kabul
edilmeyecek ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır”[2]
buyurulmaktadır. Hutbemi Bakara suresi 120. ayetinin mealiyle bitiriyorum: ”Dinlerine uymadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar
asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol ancak Allah’ın yoludur.
Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan; And olsun
ki, Allah’tan başka sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır”[3]. |