|
ÜÇ AYLAR VE REGAİB KANDİLİ Üç aylara girmek üzereyiz. Bu
aylar, imandan gelen bir heyecanla ibadet hayatımızın daha canlı tutulduğu
feyizli, bereketli bir mevsimdir. Recep ayında, Regâib ve Mi’râc, Şaban
ayında Berat ve Ramazan ayında ise Kadir gibi dört ayrı mübarek
gece bulunmaktadır. Bu
geceler, üç ayların manevi atmosferinin bereketli ve
hikmetli yıldızları gibidir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), bu aylarda daha çok ibadet eder ve: “Allah’ım!
Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek
kıl, bizi Ramazan’a kavuştur”
[1]
diye dua ederdi. Muhterem
Müslümanlar! Bu aylar, duaların Allah’a arz
edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların silinmesi,
yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından büyük
bir fırsattır. Bu günlerde nefis muhasebesi yapılmalı, ana sermayemiz
olan ömrümüzün nerede tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize
neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak Büyük Mahkemenin tek Hakimi Yüce
Allah’ın hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir. Çünkü Yüce Rabbimizin ikram ettiği bu dünya hayatını ibadet ve taatla değerlendirmeyenlerin
o gün pişman olacaklarını ve: “ Keşke bu hayatım için bir şeyler
yapıp gönderseydim!”
[2]
diyeceklerini, Kur’an-ı Kerim
bize haber veriyor. Bir başka ayette ise, Yüce Allah, ahiret için hazırlık
yapmamızı emrederek şöyle buyuruyor: “ Ey iman
edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına
baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının, çünkü Allah yaptıklarınızdan
haberdardır. Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini
unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir”
[3]
Peygamber Efendimiz (a.s.), hastalık,
mal-mülk edinme, yaşlılık, aniden gelen ölüm gibi engeller çıkmadan,
ibadet için eldeki fırsatların güzelce değerlendirilmesini istemiş ve
şöyle buyurmuştur:“ Yedi şey gelmeden önce, ibadetleri
yerine getirmede acele ediniz! İnsana her şeyi unutturan fakirlik, taşkınlığa götüren zenginlik, sağlığı
bozan hastalık, takati kesen yaşlılık,
hayatı sona erdiren ölüm, beklenilen ve ne zaman çıkacağı fark
edilmeyen büyük şer ve çok ürpertici
ve çok acı bir gün olan Kıyamet ”
[4]
. Aziz
Cemaat! İdrak edeceğimiz üç aylar ve mübarek
geceler, öncelikle Rabbimize, ailemize, milletimize ve ülkemize karşı
görev ve sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hatalarımızdan ve günahlarımızdan
tevbe etmemize vesile olmalıdır. Nitekim Yüce Allah, engin rahmetine
sığınıp, tevbe etmemizle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “(Ey Muhammed!) De ki: Ey kendilerine kötülük edip aşırı
giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, doğrusu Allah
günahların hepsini bağışlar. Çünkü O bağışlayandır, merhamet edendir.”
[5]
Ayrıca büyüklerin gönülleri alınmalı,
eş ve dostlarımızın hatırları sorulmalı, garipler aranmalı, sofralarımıza
davet edilmeli, yetimler gözetilmeli,
yardıma muhtaç kimselere yardım edilmelidir. Aramızdaki kırgınlıklar,
dargınlıklar, şahsi çıkar hesapları bir tarafa bırakılmalı, hoşgörü,
kardeşlik ve birlik içerisinde olunmalıdır. |