|
YALANIN FERT VE TOPLUMA ZARARLARI Muhterem Müslümanlar! İyiliğin,
huzur ve mutluluğun temeli doğruluktur. Fert, aile ve toplum hayatının
intizamı da, doğrulukla mümkündür. Doğruluğun olmadığı yerde huzûr,
sükun ve mutluluktan eser kalmaz, dolayısıyla, hiçbir ilerleme de olmaz.
Bir aile içinde doğruluk olmazsa, o ailenin fertleri arasında ülfet,
muhabbet, huzur ve güvenin varlığından söz edilemez. Yalan söyleyeni
çok olan bir toplumdan, iftiralar, düşmanlıklar ve anlaşmazlıklar hiç
eksik olmaz. Aziz
Mü’minler! Aleyhimize bile olsa nefsimizi doğru söylemeye alıştırmalı, çocuklarımıza hakikati konuşmanın büyük bir fazilet olduğu öğretilmeli, böylece kazanacakları şeref ve meziyeti misallerle anlatarak, yalancılığın çok kötü bir huy olduğunu, onların zihinlerine yerleştirmeliyiz. Yalan,
insanların birbirine düşmesine, toplumdaki ahengin bozulmasına sebep
olduğu için, çok çirkin bir fiil olarak kabul edilmiştir. Dinimiz, yalan
söylemeyi haram kılmış, dünyada da ahirette de huzur, mutluluk ve kurtuluşun
doğru söylemekte olduğunu bildirmiştir. Peygamber Efendimiz: “Kalp,
doğruluktan huzur, yalandan ızdırap duyar”[1], “Yalan ile iman bir arada duramaz”[2] buyurarak mü’mine
yalanın yakışmayacağın vurgulamıştır. Kişi yalan söylediği zaman, yalanının
er geç meydana çıkacağını bilmelidir. Atalarımız: “Yalancının mumu
yatsıya kadar yanar” derken ne güzel söylemişlerdir. Çünkü yalan,
sahibini utandırır, rezil eder. Kişinin yalancı olduğu bir kere anlaşıldı
mı, söylediği doğru sözlere de, artık kimse inanmaz. Peygamberimiz
(s.a.v.) şöyle buyuruyorlar: “Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk,
insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Yalandan kaçının. Zira yalan,
insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. İnsan, yalan söylemeyi
terk etmedikçe, hakiki mü’min olamaz. Yalancılık, kalbin kararmasına
sebep olur. Seni yaksa bile, doğruluktan ayrılma.”[3] Değerli
Mü’minler! Hutbemi
bir âyet mealiyle bitiriyorum: “Ey iman edenler! Allah’tan sakının
ve doğru söz söyleyin. Böyle davranırsanız, Allah işlerinizi düzeltir
ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Resulüne itaat ederse, büyük
bir kurtuluşa ermiş olur.”[4] |